Doğru Şekilde Güneşten Faydalanma

 

Son zamanlarda güneşten faydalanma da yeteri kadar D-vitamini almamızın önemi her yerde vurgulanıyor. Prof. Canan Karatay da D-vitamini hakkında “Karatay Diyeti” kitabında şu açıklamalarda bulunuyor;

D-vitamini cildimizde bulunan bir hormonun ön maddesidir. Güneşin Ultraviyole-B (UVB) ışınları ile yaşam süresini uzatan bir hormona dönüşür. Bu en güçlü antioksidanın eksikliğinde hücrelerimiz normal çalışamaz ve her türlü alerjik hastalık ve enfeksiyon hastalıkları meydana gelir. Koruyucu krem ve losyonlar kullanılması D-vitamini eksikliğine neden olmaktadır.

Önemli olan güneşin altında kalınacak süreye dikkat etmek, saatler boyu güneşin cildimizi yakması için çaba sarfetmemek ve güneş yanığı oluşturmamaktır.

D-vitamini seviyesi ne olmalıdır?gunes-faydası

D-vitamini eksikliği varsa sık sık hastalanılıyor, kilo verilemiyor, kalp krizi riski fazla ve alerjiden kurtulunamıyor. Normal şartlarda kandaki D-vitamini seviyesi 50-100ng/ml olmalıyken kanserli hastaların D-vitamini seviyesi en az 70ng/ml ve üstü olmalıdır.

D-vitamini kaynakları nedir?

İlk olarak güneşin UVB ışınları etkisiyle derimizde üretilmektedir.

İkinci olarak gıdalardan alınabilmektedir. En önemli besin kaynağı balık, yürek ve karaciğer organ etleridir. Ancak yiyeceklerle alınan miktar güneşten alına göre %25 kadardır. Her gün 500gr karaciğer ve balık yemek mümkün olmadığına göre en önemli kaynak güneştir.

Güneşin en etkili olduğu saatler nedir?

Güneş ışınlarının dik olarak geldiği öğle saatlerinde vücudumuz en fazla D-vitaminini üretir.

Eskiden 20dk kalsanız yeterli denirdi. Şimdi devir değişti, hava kirliliği çok arttı. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde günün hangi saatlerinde olursa olsun UVB ışınlarının %60’ı kirli atmosferde bulunan zerrecikler tarafından emiliyor. Öğle saatlerinde dahi güneşte kalmanın pek bir yararı olmamaktadır. UVB cildinize gelmiyor, kızarırsınız ama D-vitamini olmuyor vücudunuzda.

Güneş kremi kullanılırsa

D-vitamini yüksek olursa kanser olunmaz. Güneşten koruyucu kremler kullanmayın, saf soğuk sıkım sızma zeytinyağı kullanın. Riviera işlemden geçmiş olduğu için olmaz. Kremler UVB’nin vücuda girmesini önler. Güneş ışınlarının en dik olduğu saatlerde UVB cilde giriyor. Ozon tabakası çoktan kapandı öğle saatlerinden endileşelenmenize gerek yok.

Vücuttaki bağışıklık sistemi güçlü olunca kanser olmazsınız. Bağışıklık sistemini yıkan en güçlü şey şekerdir, hareketsizliktir. Çay kahveyi şekersiz için.
Doğal güneş yağları bulabileceğiniz Nerolinn doğal kozmetik ürünlerinin sahibi Kimyager Emine Koçer’e göre “Prof. Canan Karatay’ın önerdiği saf soğuk sıkım sızma zeytinyağı tabiki tercih edilmeli. E-vitamini bakımından zengin olduğu için sıcak havada çabucak okside olmaz yani bozunmaz. Bu nedenle cildi nemli tutar ve bugün bütün güneş ürünleri üreticileri tarafından diğer yağlara göre maliyeti düşük olduğu için çok tercih edilir. Fakat Nerolinn güneş ürünlerinde zeytin yağı kullanmıyoruz. Nedeni ise cildi hızlı bir şekilde bronzlaştırması. Çabuk bronzlaşan ciltte lekelenmeler olabiliyor aynı zamanda D-vitamini sentezi içinde bu durum doğru olmaz. Zeytinyağını tercih etmek isteyenler bunları göz önünde bulundurmak zorundalar.”

Hassas ciltler ve bebekler için daha yoğun koruma sağlayan doğal yağlar da var. Biraz da mevcut güneş kremlerinin içeriklerini değerlendirelim.

Güneş kremi içeriklerinde bulunan zararlı maddeler 
Yaz güneşi gelince tüm anne ve çocuklar güneş kremi sürmeye başlıyor. Acaba bu kremlerdeki
zararlı içerikleri biliyor musunuz?

Dünyanın en büyük alternatif sağlık sitesi sahibi Dr. Mercola’da (www.mercola.com)yer alan bilgiler şu şekilde. Time Magazin, Çevre Çalışma Grubu’nun (Environmental Working Group – www.ewg.org ) 2012 raporunda 800 güneş kremi üzerinde yapılan araştırmasından önerilere yer veriyor. İçeriğinde oksibenzon(oxybenzone) ve retinil palmitat (retinyl palmitate) maddelerindenbiri ya da ikisi birden bulunan etkili güneş koruyucu kremleri özellikle alınmamalıdır. Oksibenzon endokrin engelleyicidir, retinil palmitatın ise kanser riskini atırdığı bağlantısı kurulmuştur.

Kullanılması sakıncalı güneş kremi içerikleri:

Oksibenzon (oxybenzone) içeriyorsa:

Mineral içerikli olmayan güneş kremlerinin büyük çoğunluğunda bulunan bu madde, cilde büyük miktarlarda girerek potansiyel alerjik reaksiyonlar yaratıyor. Oksibenzon aynı zamanda endokrin hormonunu bozan ve hücrelere zarar veren bir kimyasal. Bu madde yetişkinlere göre daha hassas olan çocuklarda kullanılmamalı. Çocukların yetişkinlere göre henüz tam gelişmemiş bir boşaltım sistemleri var. Ayrıca vücut birim ağırlıkları başına düşen deri yüzey alanı yetişkinlere göre daha fazla, böylece topikal olarak uygulanan doza daha fazla maruz kalıyorlar.

Vitamin A (retinil palmitat) içeriyorsa:

Güneş kremi üreticileri derinin yaşlanmasını durdurduğu düşünüldüğü için formülerinde Vitamin A kullanıyorlar. Fakat, FDA (Food and Drug Administration-Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) araştırmasına göre Vitamin A, retinil palmitat güneş kremlerinde kullanılıp güneş ışığına maruz kalınca deri bozulmalarını ve tümör oluşumlarını aslında hızlandırıyor.

Yetersiz UVA koruması:

İki tip UV ışınından UVB ışınları D-vitamini üretiminde çalışırken, UVA cilde zarar veriyor. Her iki ışın da cildi kızartıyor. Ancak, daha derine işleyebilen UVA cildin yaşlanması ve kırışıklarda daha büyük rol oynuyor.

Kullandığınız güneş yağının gün boyunca yüksek dozda gelen zararlı UVA ışınından koruyucu olması bu anlamda çok önemli.

Çok yüksek SPF (Güneşten Korunma Faktörü) veya sprey kremler:
Yüksek SPF (50 üzeri) güneş kremi kullanan kişiler güneşte daha uzun kalmaya cesaret edip, daha fazla korundukları hissine kapılıyorlar. Yüksek SPF ürünler araştırmalara göre düşük SPF (15 ve altı) içeren ürünlere göre aynı miktar UV ışınına cildi maruz bırakıyor.

Spreyle uygulanan güneş kremleri ve toz kremler ise havaya potansiyel olarak toksik partiküller bıraktıkları ve nefesle alınabildikleri için önerilmiyor.

Comments

comments

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir